İstanbul’un adalar açıklarında, son iki gündür mikro depremler kayda geçiyor. Bu bölgedeki hareketlilik, özellikle Adalar ve çevresinde görülen sismik faaliyetler, jeolojik uzmanlar tarafından yakından inceleniyor. Uzmanlar, bu mikro depremlerin İstanbul’un uzun vadeli deprem riskleriyle ilgisi olup olmadığını anlamak adına önemli ipuçları sunabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi’ndeki uzantısı olan Prens Adaları Segmenti üzerinde yaşanan bu hareketlilik, bölgedeki fayın aktif olduğuna işaret ettiği için büyük bir dikkatle takip ediliyor.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verileri, salı gününden itibaren bölgedeki mikro deprem sayısının 70’i geçtiğine işaret ediyor. Salı sabahında başlayan ve gün boyunca devam eden bu aktiviteler, özellikle öğle saatlerinden sonra artış gösterdi. Çarşamba günü ise saat 16’dan sonra mikro depremlerin sayısı hızla yükseldi ve en büyüğü saat 17:43’te kaydedilen 3,2 büyüklüğündeki sarsıntı oldu. Anadolu yakasında, bu depremleri hisseden birçok kişi sosyal medya üzerinden deneyimlerini paylaştı ve bölgedeki korku ve endişeleri dile getirdi. O gece ve sabaha kadar toplamda 42 mikro depremin kayda geçtiği bu hareketlilik, bölge sakinleri ve araştırmacılar arasında büyük bir merak ve kaygıya neden oldu.
Uzmanlar, bu mikro depremlerin, bölgede büyük bir depremin öncüsü olup olmadığını anlamak açısından oldukça önemli olduğunu belirtiyor. Jeolog Prof. Dr. Okan Tüysüz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ‘Her büyük depremin öncü olmadığı gibi, mikro depremler de deprem öncüsü sayılmaz. Bir depremin öncü olup olmadığını anlamak için, büyük depremler gerçekleşmeden önceki sismik hareketleri dikkatle izlemek ve bütün verileri değerlendirmek gerekir’ dedi. Ayrıca Tüysüz, bu hareketlerin, fay hatlarındaki aktifliği göstermesine rağmen, büyük depremlerle doğrudan bağlantısını kurmanın doğru olmadığını ve olayların beklenerek görülmesi gerektiğini vurguladı.
Uluslararası ölçekte yapılan araştırmalar da bölgedeki sismik risklerin altını çiziyor. Bir yıldan fazla süredir devam eden ve Türk uzmanların da katkı sağladığı çalışmalar, Marmara Denizi’nde yer alan fayların aktif olduğunu ve bu bölgede büyük bir depremin kapıda olduğunu gösteriyor. Science dergisinde yayımlanan makale, bölgede son 20 yıl içindeki sismik faaliyetleri analiz ederek, özellikle Prens Adaları Segmenti’nin yaklaşık 7 büyüklüğündeki büyük bir depreme zemin hazırlayabileceğine dikkat çekti. Bu bulgular, İstanbul ve çevresinde olası bir deprem durumunda alınacak önlemler ve hazırlıklar açısından büyük önem taşıyor. Sonuç olarak, uzmanlar, vatandaşların panik yerine, uzmanların ve ilgili kurumların uyarılarını dikkate alarak, bölgedeki hareketlilikleri yakından takip etmelerini öneriyorlar.
